Meraklısına, CUNDA notları

05:47


Cunda’ya neden gidilir? “Tabii ki de Arnavut kaldırımlı sokakları, taş evleri, iğde ağaçlarının kokusu, kiliseleri, denizi için” dediğinizi duyar gibiyim.” Birbirimizi kandırmayalım. Cunda’ya en çok “muhteşem mutfağı” için gidilir. Zeytinyağı için, lidaki için, papalina için, kalamar dolması için, kaşarlı kidonya için, enginarlı karides için… O nedenle birbirimize dürüst olalım… Cunda’nın muhteşemmm lezzet dünyasına, benim naçizane önerilerim ve el emeği fotoğraflarımla balıklama dalalım.

Özel not: Cunda hakkında çok daha fazlasını, annesi de bir Cundalı olan, gazeteci ve mutfak araştırmacısı Nedim Atilla’dan kaleminden okumanızı tavsiye ediyorum: www.nedimatilla.com/index.php?option=com_content&task=view&id=534&Itemid=69

Cunda Balık Evi

Şu sıralar Cunda Adası’ndaki en kuvvetli favorim. Yaklaşık 2 yıl önce küçücük bir meydana bakan sokakta açıldı. Yanında İstanbullu Sosyetik Çiğdem Kayalı’nın “a la fon fon” isimli barı olsa da; (ki bu mekanın da Cunda için bir başka renk olduğunu düşünüyorum) Cunda Balık Evi son derece mütevazi bir dükkan. Kışın içi çok keyifli, yazın dışı. Mavi sandalyeler sokağı işgal etmiş durumda ama ne gelip geçen, ne de müşteriler bu durumdan şikayetçi. Sahibi Fevzi Tavşan, doğma büyüme Cundalı. Adalıların rahatlığı Fevzi bey’in de ruhuna işlemiş, kendisi de sizinle birlikte rakısını koyup gecenin ilerleyen saatlerinde Müzeyyen Senar, Barış Manço ve Ajda’dan oluşan taş plaklarıyla müzik ziyafeti çekiyor keyfi yerindeyse. Mezelere gelince; “sıcak ot tabağı”nı, “kaşarlı kidonya midye”yi, “soya soslu ahtapotu” ve “levrek marine”yi mutlaka ama mutlaka deneyin, kendimizden geçtik. Hatta en iyi şöyle yapın: en baştan kişi başı anlaşın ve o limit dahilinde size her şeyden ortaya getirmelerini söyleyin. Çünkü son günlerin moda deyimi ile: “boş yok”!  www.cundabalikevi.com/


Sardunya Esnaf Lokantası

2 kız kardeşin açtığı bu 3 metrekarelik dükkan, Cunda Çarşı’sının hemen girişinde, Cunda Mandrası’nın çaprazında. Dışarıdan pek bir şeye benzemiyor, hatta tipik esnaf lokantası görünümünde. Tabelası bile yok. Ama bir balık çorbası, bir Girit usulü kabak dolması var ki (bknz fotoğraf) parmaklarınızı yersiniz. Cacık konusunda da çok başarılılar. Öğle yemeği servisi yapan bu restoranda her türlü Ege otunu ve zeytin yağlıları da her gün değişen mönülerde deneyebilirsiniz. Fiyatlar ehven. Biz 2 kişi için 1’er karnıyarık, 1 cacık ve 2 az pilava 22 TL ödedik. Ne telefonları ne de internet adresleri olmadığı için tarifime göre kendiniz arayıp bulacaksınız artık!

Cunda Mandırası (Çetinel)

Beni benden alan mandıra... Ada çarşısının hemen girişinde, Taş Kahve’nin arka sokağında, sağda. Buradan evinize götürmeniz gerekenleri sayıyorum izninizle: “kefalotori” denilen   kelle peyniri, üzerine karadut reçeli dökerek sabah kahvaltılarında sunacağınız taze, tuzsuz  lor, Bergama ve İzmir tulumu… Ayrıca süzme yoğurtlarına da bin kere kefilim.








Has Ada Zeytinyağı Butiği

Butik dediğime bakmayın, 1996 yılında henüz Cunda bu kadar popüler olmamışken,
Aileden zeytinci baba-oğul Hasn&Hakan Gülören tarafından açılan bu zeytinyağı dükkanı; eski Türk filimlerinden fırlamış havası ile yakaladı beni. “Less is more” kavramının özellikle de geleneksel damak tadına hitap eden dükkanlarda ne kadar yerinde olduğunu düşüneek adım attım buraya birkaç sene önce. İyi ki de atmışım. Ada’daki bütün zeytinyağcılar iyi ama Has Ada’nın ürünleri beni rafine görüntüsü ve içimlik kıvamdaki lezzeti ile büyülüyor. Burada hem özel tasarımlı şişelerden, hem de www.hasadazeytincilik.com

Vino Şarap Evi

Sokak arasında, kırmızı pancurlu minicik bir dükkan. Önünde 2-3 ferforje masa. Ve kapının girişinde, yerde, üzerinde Latince “in vito veritas” yazan taş bir levha. Yani “gerçek, şaraptadır”.  Vino Şarap Evi’nin sahibesi İstanbullu Reyhan Hanım ile tanışmamız benim önce burayı fotoğraflamam sonrasında da buz gibi bir rose molası vermek için içeri dalmamla oldu. Üstelik o gün doğum günümdü. Ve üstelik o gün meğerse Reyhan Hanım’ın da doğum günüydü. Devamı klasik hikaye… Birbirini restoranda bulan iki boğa burcu insanı ve açılan Chardonnay şaraplar, devamında tadılan nefis ev yapımı nescafe, ıtır (iğde) ve sakız likörleri.
Buradaki tüm ürünleri şişe ile eviniz için de satın alabilirsiniz. Vino Şarap Evi - Cumhuriyet caddesi no:8 Cunda / Ayvalık Tel: 0266 327 13 55

Bay Nihat

Fazla söze ne hacet? Adamlar 30. yılı devirmiş. Devlet başkanlarından sanatçılara herkes burada yemek yemiş. Yolu lezzetten geçen herkesin adımları, Bay Nihat’ta en az bir kez kesişmiş. Pahalı mı? Evet pahalı. Ama bir kez için, hayattaki bazı masraflardan feragat ederek Bay Nihat’ı denemeli. Cunda sahilinde, 1800’lerden kalma sarımsak taşından yapılmış görkemli konağının önünde harikalar yaratıyor Bay Nihat ve ekibi. Taze Girit otlarından “izvinya”nın, “isparanca”nın, “istifno”nun en lezzetlisi burada. “Çiçek dolması”, “Hanya fasülyesi” bir harika. Deniz mahsulünün bu kadar çeşidini ve tazesini, usulünde pişmişini Türkiye’de bir başka balıkçıda görmeniz belki de imkansız. (Fethiye çarşısındaki salaş balıkçı Orhan da deniz mahsulü konusunda ayrı bir yere sahiptir gönlümüzde) Deniz mahsulleri arasında benim favorilerim; damla sakızlı ahtapot, lakerda, pavurya, portakallı kidonya salatası, soslu sülüna ve fotoğrafta görmüş olduğunuz “gratine kidonya”. Bu kadar deniz mahsulünden sonra yeriniz kalırsa hardallı kalamarı da ağzınızda şöyle bir eritip mideye indirin. Damla sakızlı Midilli muhallebisini de başka yerde bulamayacağınızı bilin.

You Might Also Like

1 yorum

About me

Like us on Facebook